Rosi Tekniği

Rosi Yöntemi

ROSİ yöntemi nedir sorusu son zamanlarda özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler arasında sıklıkla sorulmaktadır. ROSİ “Round Spermatid Enjeksiyonu” kelimelerinin kısaltılmasından oluşmaktadır. En basit hali ile tam olarak olgunlaşmamış genç sperm hücrelerinin tüp bebek tedavisi için kullanılması anlamına gelmektedir.

Rosi Yöntemi

ROSİ tekniği yeni bir tedavi midir diye düşünecek olursak aslında bu tedavi yönteminin 1995’lere kadar dayandığını görürüz. Bu yıllarda içerisinde ülkemizden de tüp bebek ekiplerinin olduğu tüm dünyada değişik klinikler ROSİ tedavi denemeleri yapmıştır. Bu denemeler sonrasında az sayıda gebelik ve doğum bilimsel dergilerde yayınlanmıştır. Ancak bu tedavinin çok kabul gören yaygın bir tedavi olmamasının en önemli nedeni yayınlanan bu gebeliklerin ve doğumların sayı olarak az olması ve başka klinikler tarafından tekrarlanamamasıdır.

2009 yılında Japon araştırmacı Dr. Tanaka tarafından Japonya Sağlık Bakanlığı’ndan alınan izinle başlatılan ROSİ çalışması sonrası Dr. Tanaka ve arkadaşları 14 sağlıklı canlı doğumun olduğunu 2015 yılında yayınlamıştır. Bu tarihten sonra Dr. Tanaka’nın yayınladığı yeni hali ile ROSİ tartışılmaya ve tekrar uygulanmaya başlamıştır.

Tedavinin ana mekanizması normalde yumurtayı dölleme yeteneği zayıf olan ancak mayoz bölünme geçirerek genetik olarak yarıya düşmüş genç hücrelerin “Piezo” dediğimiz elektrik enerjisinin yardımıyla ICSI yani mikroenjeksiyon işleminde kullanılmasıdır. Dr. Tanaka’nın tanımladığı bu yeni uygulama ve teknik sonucunda tüp bebek tedavisine göre başarı şansı oldukça düşük olmakla beraber tekrarlanabilir gebeliklerin ortaya çıkması bu konuda tedavi arayışında olan tüm infertil çiftlerde heyecan uyandırmıştır.

Dr. Tanaka’nın teknik ile ilgili ingilizce videosunu izlemek için : https://www.youtube.com/watch?v=lBrGWCaAuY8

Rosi Tekniği Kimlere Yapılır?

ROSİ yöntemi  kimlere yapılır sorusuna bakacak olursak, mikroTESE işlemi ile sperm hücresi elde edilemeyen ancak genç hücrelerin yani haploid hücrelerin bulunduğu hastalara uygulanabilir. Ancak ROSİ tedavisine uygun olup olmadığının araştırılması için detaylı bir üroloji incelemesi, genetik araştırması, hormonal testler, daha önce yapılan TESE işlemi veya işlemlerinin patolojileri ve sonuçları dikkatli bir şekilde incelenmelidir. ROSİ tedavisi öncesi hazırlık ilaç tedavisi her hasta için uygulanamayabilir. Hastaya detaylı bir inceleme yapıldıktan sonra üroloji doktoru gerek gördüğü halde belirli sürelerde hormonal ve destek tedaviler uygulanabilir.

Genetik Problemi Olan Hastalara Yapılabilir Mi?

İnfertilite de en sık rastladığımız genetik problem klinefelter sendromudur. Klinefelter sendromu yaklaşık her 1000 doğumdan birinde rastlanılan , bir genetik hastalığa göre hiç de nadir sayılmayacak bir orana sahiptir. ROSİ tedavisi bu hasta grubunda da eğer hastanın genel durumu uygunsa uygulanabilir. Klinefelter sendromunda en önemli nokta , bu hastaların testislerinin atrofik yani normalden küçük olmaları ve yapılacak mikroTESE işlemlerinin çok dikkatli yapılması gereğidir. Çünkü bu hastalarda tekrar mikroTESE yapılabilmesi için , önce yapılan işlemler sonrasında yeterli testiküler dokunun kalması gereklidir.

Mikro TESE öncesi klinefelter sendromlu hastalarda ki en kritik noktalardan biri, testosteron seviyelerinin normal olmasıdır. Bunu sağlamak için hastalara testosteron iğnelerinin yapılmasını genelde tavsiye etmeyiz. Uygulanacak, testisleri testosteron üretmeye zorlayıcı tedaviler ile testosteron seviyeleri yükseltilebilir. Hormon seviyeleri ve testis muayene bulguları ürolog tarafından değerlendirildikten sonra klinefelter sendromlu hastaların uygun olanları ROSI tekniği kullanılarak, tüp bebek tedavisi uygulanabilir. ROSİ tedavisi öncesi yapılan incelemeler ile mikroTESE öncesi yapılan incelemeler benzerdir. Aynı kriterlere göre incelenen hastalar benzer tedavilerden sonra tedavi aşamasına alınır.

Rosi Yöntemi Nasıl Yapılır?

Normal tüp bebek tedavisi gibi çiftler, Kadın Doğum ve Üroloji uzmanları tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenir. Hem kadın hem de erkek tüp bebek tedavisine uygun olarak değerlendirilirse, kadın yumurtaların oluşumu açısından kadın doğum doktoru tarafından tedaviye alınır, yumurtalar oluşup yumurta toplama günü geldiğinde kadına yumurta toplama işlemi, erkeğe ise mikroTESE ve MESA uygulanır.

Kadın ve erkek açısından tedaviye hazırlık şekli yapılan OPU yani yumurta toplama işlemi ve mikroTESE işlemi normal tüp bebek tedavilerinden farklı değildir. Bu aşamadan sonra başlayan laboratuvar kısmı ise ROSİ’nin en önemli ve kritik kısmıdır.

Laboratuvar ortamında erkekten alınan doku içerisinde uygun hücreler özenli ve uzun bir çalışma ile ayrılarak incelenir. mikroTESE ve MESA ile alınan hücreler, özel sıvılar ile yıkanır, özel filtrelerden geçirilir. Bu şekilde bu hücrelerin içerisinde bulunan kan hücreleri ve sperm yapımında rol alan hücrelerin dışında kalan hücreler ayıklanmış olur.

ROSİ tekniği kullanılarak uygulanacak tüp bebek tedavisi sırasında  mikro TESE işlemi sonrasında  hücre seçme, arama aşaması oldukça uzun sürer. Normal bir tüp bebek tedavisinden daha uzun süreleri embriyologlar mikroskop başında geçirmek zorunda kalır. Bu aşamada normalde çok çok az sayıda olduğu için daha önce yapılan mikro TESE işlemlerinde bulunamayan olgun sperm hücreleri, bu itinalı inceleme sırasında bulunabilir.

Bulunan genç hücreler büyük mikroskoplar altında özel pipet denilen tüplere çekilir, bu işlem sırasında bu hücrelerin bir kısmı patlar. Böylece normalde oldukça kalın olan bu zardan kurtulan  genetik madde, hücrenin içinde kalan çekirdek dışında kalan diğer kısım ile birlikte tekrar tüpe çekilir. Sonrasında kadından alınan uygun yumurtalar ile Piezo dediğimiz belirli akımlarda elektrik enerjisi kullanılarak mikroenjeksiyon işlemi yapılır. ROSİ tedavisinin mikroenjeksiyondan sonraki kısmı da normal bir tüp bebek tedavisiyle benzerdir. Her gün kontrol edilen embriyolar ile ilgili ailelere detaylı bilgi verilir.

Hangi Hücreler Kullanılır?

Sperm yapımı kişiden kişiye değişmekle beraber ortalama 70 ile 90 gün arasında sürmektedir. Sperm yapımı sırasında spermatogonyum denilen kök hücrelerden başlayan sperm üretim yolu değişik aşamalardan geçtikten sonra kuyruklu sperm hücresi oluşması ile sonuçlanır. Sperm yapımı sırasındaki en kritik aşama hücrenin genetik maddesinin mayoz bölünme dediğimiz bölünme ile tam olarak ikiye bölünme aşamasıdır.

Bu şekilde normalde 46 olan kromozom sayısı sperm hücrelerinde 23 kromozoma düşer. Normal insan genetik yapısı 46 kromozomdan oluştuğu için, yumurta ve spermin 23’er kromozom taşıması gerekir ki birleştiklerinde normal insan kromozom sayısına ulaşsınlar. Teorik olarak mayoz bölünme ile kromozom sayısının yarıya düştüğü bu aşamadan sonra bu hücrelerin tüp bebek tedavisinde kullanılabileceği uzun zamandır düşünülmektedir.

Sperm oluşum mekanizmalarında, üst paragrafta bahsettiğim gibi, mayoz bölünme geçirdikten sonra hücreler aşama aşama olgun sperm hücresi haline gelir. Bu aşamalar sırasında, sperm kafası içerisindeki fazla dokuyu atarak küçülür, kuyruk yapısı gelişmeye başlar.

Bu hücre aşamalarına : Sa, Sb1, Sb2, Sc, Sd1, Sd2 isimleri verilir.

Bu hücrelerin tamamı haploid yapıdadır ve teorik olarak ROSİ tedavisi için uygundur. Sa seviyesinde kuyruk yapısı hiç yokken, Sd2 hücreler ise sperm haline çok yaklaşan hücrelerdir. Bu hücrelere elonge spermatidler adı verilir. Mikroenjeksiyon sırasında kullanılan hücre tipleri yöntemin adını belirler. Elonge hücreler kullanılan mikroenjeksiyon yapılan yönteme ELSİ  adı verilir. Ancak ROSİ için başlatılan süreçlerde, mikro TESE işleminde bulunan en iyi hücreler kullanıldığı ve hücreleri aktive etmek için aynı yöntemler kullanıldığı için, bu yöntemlerin her ikisi de klinik kullanımda ROSİ olarak kullanılma eğilimindedir.

Rosi Yöntemi Riskli Midir?

ROSİ tedavisinde en önemli sorulardan bir tanesi de doğan çocukların herhangi bir probleminin olup olmadığıdır. Bugüne kadar yapılan tüm uygulamalar geçmiş zamanda yapılmış çalışmaların sonuçlarına göre yapılmaktadır. Yine Dr. Tanaka’nın yayınladığı ve ROSİ tedavisiyle dünyaya gelmiş 90 çocuğun 2 yıllık sonuçlarını veren çalışmada, çocuklarda normal tüp bebek siklusundan farklı bir sağlık probleminin olmadığını gösteren sonuçlar çıkmıştır.

Genetik Risk Taşır Mı?

ROSİ tedavisi sırasındaki genetik riskler bu konuda infertil hasta grubunda ve bilimsel ortamlarda en sık tartışılan konulardan biridir. Bu riskleri tamamen ekarte etmek tamamen mümkün olmamakla beraber oluşacak sağlıklı embriyolara transfer edilmeden önce genetik test uygulanması ve sadece sağlam olanların transfer edilmesi olası riskleri azaltmak yönünde atılacak en önemli adımlardandır.

Bunu yapabilmek için takipleri sırasında sağlıklı olarak değerlendirilen embriyolar uygun günlerde dondurulur. Bunlardan alınan bir hücre genetik araştırmaya gönderilir. Aynı zamanda birden fazla embriyonun genetik olarak incelenmesi, test sonrasında normal embriyo bulma şansımızı arttırır.

Genetik inceleme sonucu normal gelen embriyolar, uygun gününde, yani kadının adetine göre ayarlanan günde çözülerek transfer edilir. Genetik incelemenin, en önemli dezavantajı fiyatıdır. Embriyo başına döviz olarak ödenen ücretler, embriyo sayısı arttığında, nerede ise tedavi maliyetlerini 2 katına çıkarabilir. Yapılacak genetik incelemenin cinsi, nerede yapılacağına göre değişmekle birlikte , bu genetik incelemeler, embriyo başına 250-350 Amerikan Doları gibi bir maliyet çıkarabilir. Bu incelemede, hücreler tüp bebek merkezlerinin laboratuvarlarında alınırken , inceleme dış genetik laboratuvarlarda yapılır.

Rosi Tekniği Başarı Oranları

ROSİ tekniği başarı oranları ne kadardır sorusu bu tedaviyi düşünen ve umut bağlayan hastalar için önemlidir. Belki de bu tedavinin en önemli dezavantajı başarı şansıdır. Elimizdeki tüm veriler Japonya grubuna ait olmakla beraber bu tedavideki başarı şansının ortalama %8 civarında olduğu söylenebilir.

Ülkemizde de son yıllarda gerekli hazırlıklar sonrası uygulanan bu tedavi ile beraber güzel sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Her geçen yıl tedavideki tecrübenin artmasıyla beraber hem Japonya hem bizim verilerimizde yöntemin ve tekniğin revize edilmesi sonrası başarı şansının artabileceği yönünde kuvvetli veriler vardır.

Daha önce yapılan mikroTESE işlemlerinde sperm hücresi elde edilemeyen azospermik infertil hastalarımızda başarı şansı oldukça düşük olmakla beraber bir tedavi alternatifi olarak ROSİ bugün için gündemdedir.

Erkek infertilitesini (kısırlığını) birincil olarak ilgilendiren bu tedavide herkese bu tedavinin uygulanabileceği şeklindeki düşünce yanlıştır. Tedavi genetik, hormonal ve muayene sonuçları üroloji doktoru tarafından uygun görülen daha önce TESE yapılıp sperm hücresi elde edilemeyen erkek hastalar için düşünülebilir.

Tedaviye Başlamadan Önce

Bu tedaviye uygun olduğu karar verilen erkek hastaların tedaviye başlamadan önce eşlerinin kadın doğum doktorları tarafından mutlaka çok ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Çünkü tıpkı tüp bebek tedavilerinde olduğu gibi bu iki kişiyi ilgilendiren bir tedavidir ve sonuç bir yumurta ve sperm hücresinin mikroenjeksiyon ile birleştirilmesi ve oluşan embriyonun uygun süre sonrasında kadına transferi ile sonuçlanacaktır. ROSİ gebeliklerin takiplerinde bugün için normal gebeliklerden farklı bir yol izlenmemekle beraber uzun ve zahmetli bir süreç ardından gelen bu gebelikler daha yakından itina ile takip edilmektedir.

ROSİ gebeliklerin takibi sırasında normal gebeliklerde de yapılan haftasına uygun incelemeler kadın doğum doktorları tarafından yakından izlenmelidir. Bu gebeliklerin doğum sonrası bebeklerde yapılan takipleri de normal takiplerden farklı değildir.

ROSİ tedavilerinde erkeklere uygulanan mikroTESE işlemi sonrası elde edilen haploid hücreler gerekli hazırlık ve inceleme işlemlerinden sonra sayıları yeterli ise kullanılan hücreler dışında kalan kısmı dondurularak sonraki tedavilerde kullanılmak üzere saklanabilir. Sperm ve hücre dondurma prosedürleri önceki yıllara göre oldukça ilerlemiş ve sonuçları yüz güldürücü hale gelmiş durumdadır.

Bu şekilde dondurulan hücreler daha sonra istenecek yeni tedavilerde kullanılmak üzere saklanır ve tekrar yapılan tedavilerde çözüldüğünde yeterli hücreye ulaşılır ise erkekleri tekrarlayan bir cerrahi işlemden korumuş olur. Rosi tekniği ile elde edilen embriyoların dondurulması da mümkündür. Dondurulan kaliteli embriyolar hem hastalara tekrar bu tedaviyi daha az zahmetle deneme imkanı sunacak, hem de tedavide başarıyı yakalama şansı artacaktır.

Rosi Tekniği ile Hamile Kalanlar

Benim ROSİ maceram, başarı beklentimizin son derece düşük olduğu klinefelter sendromlu bir hastam ile başladı. Yaklaşık 5 yıldır takibimde olan hastama daha önce 2 defa TESE işlemi yapılmış ve sperm hücresi bulunamamıştı. Hormonal yapısı da normal olmayan hastamıza uzunca bir süre, hormonal tedavi uyguladık.

ROSİ tekniği uygulanmaya başladığında, ilk olarak başarı şansımızın daha yüksek olacağını düşündüğümüz hastalarımız ile tedavi planları yaparken, sürece dahil olan hastamıza 3. mikroTESE işlemini yaptığımda, çıkan hücrelerin ne kadar başarılı olacağı konusunda şüphelerimiz büyüktü.

Kendilerinden aldığımız gebelik haberi, hem bizim  bu tedaviye olan inancımızı arttırdı, hem de bu yola çıkan diğer anne-baba adaylarının umutlarını tazeledi.

Ülkemizdeki İlk ROSİ doğumunun da bu hastamızda gerçekleşmesi, benim açımdan ayrı bir önem taşımaktadır.

Doğum sonrası çok nadir görülen bir enfeksiyon nedeni ile uzun süre hastanede kalmak zorunda olan bebeğimiz, önce annesinin, insan üstü sabrı, sonra onu bekleyen ailesinin duaları ile sağlığına kavuştu ve evine çıktı. Ardından onlarca gebelik haberi, aylar sonrasında ise arka arkaya gelen doğum haberleri ile bu yola birlikte çıktığımız arkadaşlarımızın ve hastalarımızın umudu arttı.

Her ne kadar çok sayıda mucize gebelik ve doğum hikayemiz olsa da, unutulmaması gereken nokta, bu tedavinin başarı şansının, normal tüp bebek tedavisi ile karşılaştırılmayacak kadar düşük olasıdır. Tedavi başında çiftlerimizle bu konu ayrıntılı olarak konuşulmakta ve başarı şansının düşük  olacağı anlatılmaktadır.

Rosi Yöntemi Ankara

Rosi yöntemini uygulayan yerler, ülkemizde zamanla artacak olmakla birlikte, günümüzde bir elin parmaklarını geçmemektedir. Bu tedavi yönteminin kilit noktası erkek infertilitesine yeni bir bakış açısı getirmesidir. Temelde yatan faktör, başarısız bir tedavi süreci geçiren erkek olduğu için, ROSİ tedavisi için yapılacak incelemeler, erkeğin, üroloji uzmanı tarafından, eski ve yeni tetkikleri ile birlikte yapılacak detaylı bir muayenesi ile başlamalıdır.

ROSİ tedavi süreci, üroloji muayenesi ile başlar, üroloji uzmanı erkeğin bu tedaviye uygun olduğuna karar verirse, kadın, kadın doğum uzmanınca değerlendirilmelidir. Bu tedavi, üroloji, kadın doğum, embriyoloji, genetik  ekibinin, uyumlu ve iletişim halinde olmasını gerektiren özel bir süreçtir.

Dediğim gibi rosi tekniğini uygulayan çok az klinik var. Siz de bu tedavi yönteminden faydalanmak istiyorsanız detaylı bilgi için Ankara kliniğim ile irtibata geçebilirsiniz.

Rosi Yöntemi Fiyatları

Fiyatlar kişiden kişiye değişmektedir. Uygulanacak genetik testler, tedavi öncesi planlanacak ilaç tedavileri bu süreci etkiler. Azospermi nedeni ile yapılan  tüp bebek süreçlerinden farklı olarak piezo uygulaması ve yapılırsa embriyolara genetik inceleme için yapılan ödemeler, normal tüp bebek sürecinden maliyet bakımından farkını oluşturmaktadır.

Bu konuda bizim yazmayıp , sizin aklınıza takılan her konuyu bize iletişim numaralarından ulaşarak sorabilirsiniz.

Makale Yayınlanma Tarihi : Nisan 2019 – Makale Güncellenme Tarihi : Temmuz 2020

1 Yorum

  • Bebek hasreti on 

    Hocam ben asospermi hastasıyım bu teknikle bir tüp bebek denememiz oldu. Embriyo oluştu ancak Gebelik oluşmadı dendi bize. Biz maalesef doktorlara güvenemez olduk bize yardımcı olur musunuz?

Yorum Yazın