Erkek İnfertilitesi

İnfertilite (Kısırlık)

Erkek Kısırlığı

Erkek infertilitesi (kısırlığı) bir çiftin düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen 1 yıl içerisinde gebelik elde edememesine verilen isimdir. Genel olarak tüm dünyada eğer kadın ve erkekte kısırlık açısından ciddi bir risk yoksa çifte infertil demek için 1 yıl beklenmesi kabul edilen bir görüştür.

Evlenen her 6 çiftten birinin istemesine ve korunmasız ilişkisine rağmen çocuğu olmamaktadır. Yani genel olarak infertilite(kısırlık) ihtimali %15-20 arasında değişmektedir. Çocuğu olmayan çiftlerde kısırlık nedeni, genel olarak yarısı kadına bağlı yarısı erkeğe bağlı nedenler ile ortaya çıkmaktadır.

Kısırlık Nedenleri

İnfertilite nedenleri çok çeşitli olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknolojiyle beraber her ne kadar infertilitenin tedavi seçenekleri artsa da beraberinde infertiliteye neden olabilecek çok sayıda yeni hastalıklarda karşımıza çıkmaktadır. Erkeklerde infertilite nedenlerine baktığımızda;

-Varikosel

-İnmemiş testis

-İlaç kullanımı

-Görülen kemoterapi ve radyoterapiler

-Hormonal bozukluklar

-Genetik hastalıklar sıklıkla karşımıza çıkan nedenler arasındadır.

İnfertilite yani kısırlık tek başına üreme sistemini ilgilendiren bir problem değildir. Erkekte bulunabilecek bazı sağlık problemleri de üreme sağlığını ve çocuk sahibi olma durumunu etkileyecektir. Şeker hastalığının bulunması, eğer varsa bunun hangi tip şeker hastalığı olduğu ya da kaç yıldır tanı konulduğu ve hangi tedavileri kullandığı kısırlık sorgusunda önemlidir.

Erkek infertilitesinde uygulanabilen görüntüleme yöntemlerinin en önemlileri ultrasonografilerdir. “Transrektal Usg” tıkanıklığa bağlı olduğu düşünülen ya da şüphelenilen azospermi hastalarında yapılır. Herhangi bir testis problemine bağlı erkek infertilitesinden şüphelendiğimiz durumlarda ise “Skrotal Usg” dediğimiz inceleme ile testisler değerlendirilir. Erkek infertilitesinin en önemli nedenlerinden biri olan “Varikosel” hastalığının tanısı da “Skrotal Renkli Dopler Usg” ile yani renkli ultrason ile konulur.

Varikosel

Varikosel her 6 erkekten birinde görülen çok sık bir damar bozukluğudur. Her varikoseli tedavi etmemekle beraber en sık karşılaştığımız düzeltilebilir erkek kısırlık nedeni olduğunu unutmamak gerekir.

Ultrason ile muayenede tespit ettiğimiz varikoselde damarların genişliğini ve böbreklerden testise doğru reflü dediğimiz kan kaçağı olup olmadığını kontrol ederiz. Yine usg incelemesinde testislerde epididim dediğimiz organda herhangi bir kist olup olmadığını, kitle bulunup bulunmadığını testis içerisinde başka bir problem olup olmadığını kontrol ederiz.

Bunun yanında erkek kısırlığında özellikle tıkanıklığa bağlı azospermisi olan erkeklerde testiste yapılan spermin dışarıya atılmasını sağlayan kanalların gelişmediği durumlar vardır. “Vaz Agenezisi” dediğimiz bu durumların bulunduğu erkeklerde tüm karın ultrasonografisi  yaptırarak (Abdominal Usg diyoruz) böbreklerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu hastaların bazılarında böbrek anomalilerinin bulunabileceğini akıldan çıkarılmamalıdır.

Yine tıkanıklığa bağlı azospermi olan ve kanallarında gelişme problemi olan erkeklerde “Kistik Fibrozis” dediğimiz bir hastalığının taşıyıcılığı bulunabileceğinden bu hastalığın tüp bebek ile elde edilecek bebeklere geçme ihtimali olduğundan  eşlerinin de incelenmesi önerilir.

Azospermi

Erkek infertilitesinde en önemli problemlerden birisi azospermidir. Bunun tanısı konulduktan sonra nedenini araştırmak açısından tıkanıklığa bağlı olup olmadığını görmek açısından bazı testlerin yapılması gerekir. Kısırlık belirtileri başlığı altında baktığımızda genel olarak erkekler kendilerinde evlenmeden böyle bir problemin olabileceğini akıllarına pek  getirmezler.

Genel olarak karşımıza evlendikten ve çocuk sahibi olmak istemesine rağmen gebelik elde edemedikleri dönemde gelirler. Ancak testisleri yerinde olmayan erkekler, inmemiş testis ameliyatı olanlar, daha önce herhangi bir kanser nedeniyle kemoterapi alanlar evlenmeden önce de böyle bir problemin olabileceğini düşünerek doktora başvurabilir.

Sinir Sistemi Hastalıkları

Halk arasında MS olarak bilenen “MULTİPL SKLEROZ” hastalığı ya da sinir sistemi hastalıkları, hastalığın evresine bağlı olmak üzere üreme sağlığını yakından etkiler. Aynı zamanda kişinin geçirdiği enfeksiyon ve iltihabi durumlarda erkeğin çocuk sahibi olup olamayacağını etkileyen faktörlerdendir.

  • İdrar yolları enfeksiyonları
  • Testis ve epididim enfeksiyonları
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • Yüksek ateşle geçen hastalıklar
  • Tüberküloz yani verem ve  benzeri hastalıklarda çocuk sahibi olmayı etkiler.

Kabakulak

Özellikle halk arasında kabakulağın erkek kısırlığı ile yakın ilişkisi bilinmektedir. Kabakulak hastalığı kendisi değil ancak “Orşit” dediğimiz testis iltihabına neden olarak erkek kısırlığa yol açabilir. Çocuklarda kabakulağın geçirilme yaşı beraberinde testis iltihabının olup olmadığı ve bu iltihap gerçekleştiğinde bunun tek testisi mi her iki testisi mi ilgilendirdiği erkeğin çocuk sahibi olmasını etkileyecektir.

Böbrek Sağlığı

Böbrek sağlığı özellikle kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sperm üretilmesi ve atılmasıyla ilgili problemler nedeniyle kısırlığa neden olabilir.

Kemoterapi ve Radyoterapi

Günümüzde oldukça sık görülen çocukluk ve gençlik dönemi kanser hastalıklarında uygulanan kemoterapi ve radyoterapiler sperm üretimini, kalitesini ve dolasıyla çocuk sahibi olabilirliği ciddi olarak riske sokmaktadır. Bu nedenle sperm yapımı başlayan ergenlik döneminden sonra kişilere kemoterapi ve radyoterapi kararı alındığında bu tedaviler yapılmadan önce kişiden yeterli miktarda sperm alınarak dondurulması en az hastalığın tedavisi kadar önemlidir. Kemoterapi ve radyoterapi alan hastaların bir kısmında ilerleyen dönemlerde sperm yapımı bozularak kişi azospermik hale gelebilir ve bu aşamadan sonra kişiler ömür boyu azospermik olarak kalabilir.

Ameliyatlar

Kısırlık nedeniyle değerlendirilen erkeklerde geçirdiği ameliyatlar da üreme sağlığını etkileyen önemli konulardır. Özellikle yumurta indirme ameliyatları, karın içerisinden geçirilen ameliyatlar, erkeklerde vazektomi dediğimiz çocuk sahibi olmamak için tüplerin bağlanma ameliyatları ve özellikle orta yaş üstü erkeklerde prostat ve mesane ameliyatları erkeklerin sperm yapımını, sperm kalitesini ve spermlerin dışarıya atılmasını etkileyerek kısırlığa neden olabilir.

İlaçlar ve Hormonlar

Yine erkeklerin hayatlarının belli dönemlerinde kullandıkları ilaçlar, spor yapılırken veya vücut geliştirme amacıyla alınan hormonlar, sigara, madde bağımlılığı, radyasyon erkeklerde üreme sağlığını etkileyerek kısırlığa neden olabilir.

Riskli Meslekler

Kişilerin meslekleri de bazı meslek grupları da erkek kısırlığı ile ilişkilendirilebilir. Yüksek ısıya maruz kalarak çalışanlarda, kimyasal maddelere maruz kalanlarda, ağır metaller ve böcek ilacı gibi kimyasallarla uzun süre birlikte olan erkeklerde üreme sağlığı kötü yönde etkilenecektir. Kişilerin ailelerinde sıklıkla erkek infertilitesi görülmesi veya “kistik fibrozis” gibi erkek kısırlığına neden olabilecek hastalıkların ailede taşıyıcısının bulunması da erkek infertilitesine neden olabilir.

Sperm Testi

Genel bir vücut muayenesinden sonra laboratuvar incelemelerine geçilmelidir. Kısırlık testi olarak bilenen tek bir test yoktur. Ancak erkeklerde kısırlık testi denildiğinde akla ilk gelen test sperm tahlilidir.

Spermiyogram

Spermiyogram olarak değerlendirdiğimiz bu test için kişinin en az 3 günlük cinsel perhiz sonrası yani 3-4 veya 5 gün hiç meni boşalması olmadan laboratuvara gitmesi istenir. Laboratuvar ortamında verilen test belli kriterlere göre değerlendirildikten sonra spermiyogram dediğimiz bir inceleme raporu olarak hastaya ve doktora verilir.

Spermiyogram kişinin verdiği meninin içerisinde bulunan spermleri genel olarak sayı, hareket ve şekil olarak inceler aynı zamanda bu testte meni miktarı, verilen örneğin asit yada baz olma durumu kaç günlük perhizle beraber verildiği, rengi, viskozite dediğimiz yoğunluğu ve ne kadar sürede çözüldüğü de bu raporda yer alır.

Spermiyogram da ilk bakılan ana kalem sperm sayısıdır. 2010 yılında yapılan son düzenlemeye göre erkeklerde 1 ml’de olması istenen en az sperm sayısı 15 milyondur. Sperm azlığı bu sayının daha da düştüğü değerlerde söz konusu olur. Hareket ise daha ayrıntılı olarak incelenir. Verilen sperm testindeki sperm hareketleri A/B/C/D olarak dört ana bölüme ayrılarak incelenir.

İleriye doğru hızlı hareketli olanlara “A”  yavaş hareketli olanlara “B” yerinde hareketli olanlara “C” ve hareketsiz olanlara “D” adı verilir. Burada gebelik elde etmek için en fazla umut bağlanan spermler ileriye doğru hızlı hareketli olan spermlerdir. Sperm şekli ise testlerde morfoloji olarak değerlendirilir ve son yapılan düzenlemeler ile verilen örnekteki spermlerin %4’ünün normal şekilli olması hedeflenir.

Sperm DNA Hasarı

Erkek infertilitesinde yapılan diğer bir sperm testide “Sperm DNA Hasarı” dır. Özellikle tüp bebek ve aşılama gibi yardımcı üreme tekniklerinin sıklıkla uygulanmaya başladığı dönemden sonra sperm içerisindeki genetik maddede yani DNA’ da oluşabilecek paketlenme bozuklukları kırıklar olarak adlandırıldı.

Bu kırıklar yani DNA hasarları spermin yumurtayı döllemesini, döllenen yumurtanın rahime yerleşmesini ve rahime yerleşen embriyoda gebelik gelişmesini ve devamını etkilemektedir. Sperm DNA Hasarının nedenleri genellikle çevresel faktörlere bağlı olarak karşımıza çıkar.

Sigara kullanımı, madde bağımlılığı, kullanılan ilaçlar testis tümörleri, diğer organ tümörleri, kemoterapi, varikosel, kilo artışı Sperm DNA Hasarıyla ilgili nedenlerden bazılarıdır. Günümüzde özellikle tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında Sperm DNA Hasarı incelenmekte ve yüksek bulunduğu durumlarda bunlara yönelik tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir.

Hormonal Değerlendirme

Diğer bir laboratuvar uygulaması erkek infertilitesinde hormonal değerlendirmedir. Erkeklerde sperm gelişimi hormonlara sıkı sıkıya bağlıdır. Testislerde sperm yapımı beyin içerisinde bulunan hipotalamus ve hipofiz denilen bezlerin kontrolündedir. Beyinden salgılanan FSH ve LH dediğimiz hormonlar testis içerisinde sperm yapımını ve testosteron üretimini düzenler.

Temel olarak erkek infertilitesinde incelediğimiz en önemli hormonlar “FSH, LH, PROLAKTİN ve TESTOSTERON ”dur. Bu hormonların tümünün düşüklüğü bizim “hipogonadotropik hipogonadizm” dediğimiz durumla karşımıza çıkar. Erkek infertilitesinde incelediğimiz bu hormonlar gün içerisinde değişik saatlerde farklı değerlerde karşımıza çıkabilir bu nedenle incelemeler mutlaka aç karnına ve sabah alınan kanlarla yapılmalıdır.

Genel olarak sperm yapımı bozuk olduğu durumlarda “FSH” hormonu yüksek olma eğilimindedir. Testis ile ilgili sperm yapımının bozuk olduğu yetmezlik durumlarında ise “TESTOSTERON” seviyesinin düşük olduğunu görüyoruz. Hormon seviyesini etkileyen kişiye bağlı özelliklerde vardır. Kullanılan ilaçlar, kişinin karaciğer, böbrek ya da tiroid hastalıkları, yaşı, kilosu hormon seviyelerini yakından ilgilendirmektedir.

Erkek infertilitesinde hormonal bozukluklardan ilaç tedavisine en iyi cevap veren bozukluk “hipoganodotropik hipogonadizm”dir. Yeterli ve uygun dozda tedavi ile bu hastaların önemli bir kısmından dışarıya sperm çıkısı elde edilebilir.

Genetik Testler

Erkek infertilitesinde uygulanan diğer bir laboratuvar incelemesi de genetik testlerdir. Özellikle sperm sayısının 5 milyonun altına indiği ciddi sperm sayı problemlerinde mutlaka genetik incelemelerin yapılmasında fayda vardır. Genetik incelemeler temelde 2 ana başlık arasında yapılır.

  1. Karyotip analizi
  2. Mikro Y Delesyon testi

Yapılan genetik testler sonucunda saptanan problemlerin tedavisi yoktur.

Genetik problemler doğuştan gelir. Anne ve babanın hücrelerinin birleşmesiyle meydana gelir ve vücudun bütün hücrelerinde yer alır, hayat boyu devam eder. Genetik hastalıkların incelenme nedeni yardımcı üreme teknikleri sırasında gerekli hastalarda oluşacak embriyoların transferden önce bu genetik hastalıklardan ayıklanmak amacıyla incelenme yapılması içindir.

Gördüğümüz en sık genetik hastalık erkeklerde “Klinefelter Sendromu” dur. Normalde 46 tane olması gereken kromozomun, 47 olmasıyla yani 1 tane “X” kromozomunun fazla olmasıyla karakterize bu hastalık her bin doğumdan birinde karşımıza çıkar. Hastanın genel sağlık durumunu çoğunlukla bozmayan bu hastalıkta tanı genellikle çocuk istenmesi ve olmaması yani kısırlık üzerine yapılan araştırma sonucu belli olur.

Eskiden herhangi bir gebelik şansı verilmeyen bu hasta gruplarında ilerleyen yardımcı üreme teknikleri sayesinde mikroTESE işlemleri ile sperm elde edilebilmekte ve gebelikler görülmektedir. Klinefelter sendromlu erkeklerde en çok merak edilen konu tüp bebek tedavisiyle elde edilen bebeklere bu hastalığın geçip geçmeyeceğidir. Bu çok yüksek bir ihtimal olamamasına rağmen oluşan embriyolara transferden önce genetik inceleme yapılarak transfer edilmesi bu ihtimali ortadan kaldırabilir.

Klinefelter sendromlu erkeklerde tüp bebek ve mikro tese ameliyatı geçilmeden önce yapılacak hormon testlerinde genellikle FSH hormonunda yükseklik, TESTOSTERON hormonunda düşüklük karşımıza çıkacaktır. Bu hormonlara yönelik herhangi bir tedavi verilmeden tüp bebek süreci başlayabilecekken testosteron seviyeleri normal sınırlara gelene  kadar yapılacak destek tedavilerden sonra tüp bebek sürecinin başlatılması da bir diğer tedavi sürecidir.

Erkeklerde infertilite tedavisi

Kısırlık Tedavisi

Kısırlık tedavisi tek bir başlık altında incelenemeyecek kadar geniş bir gruptur. Bu tedaviye başlanmadan önce başlangıçta anlattığımız ayrıntılı incelemelerin tümü yapılmalıdır. Erkek infertilitesinde bu konuyla ilgilenen bir üroloji uzmanına başvurarak sabırlı bir incelenme sürecinin ardından yine sabırlı bir tedavi süreci kabul edilmelidir.

Genel olarak hastaların karşılaşılan bu kısırlık durumu ile ilgili bir neden bulma isteği,  çok anlaşılabilir bir durumdur. Sebepsiz infertilite çok sık karşımıza çıkan bir durum olduğu için hastalarımıza,  infertilenin nedenini her zaman tam olarak ortaya koyamayacağımızı kabullendirmek bazen zor olmaktadır.

Yapılan incelemeler sonucunda hormonal ve genetik bir neden bulunmayan önemli bir hasta grubu sebepsiz infertilite kapsamında tedavi ve takiplerini sürdürmektedir. Genel olarak infertilite, “Primer İnfertilite” dediğimiz çiftlerin evlendikten sonra hiç çocuk sahibi olamadıkları bir durumla görülürken,  bazen daha önce çocuk sahibi olan ancak tekrar çocuk sahibi olmak istediklerinde gebelik elde edemeyen “Sekonder İnfertilite” dediğimiz hasta grubu ile de karşımıza çıkabilmektedir.

Kısırlık tedavisi için detaylı bir şekilde geçmiş hayatı sorgulanan erkek daha sonra ayrıntılı bir ürolojik muayeneden geçirilmelidir. Bu muayene sırasında genital organların yapısı, büyüklüğü, testislerdeki boyut, kıvam ve inmemiş testis durumu, genel olarak vücuttaki kıllanma durumu, genel vücut yapısı, bazı genetik hastalıkları gösterebilen göğüs büyüklükleri, boyu, kilosu, kalça genişliği mutlaka incelenmelidir.

Özellikle erkeklerde penil muayene önemlidir. Sağlıklı bir ilişkiye izin vermeyecek şekilde penil eğrilikler, peygamber sünneti de denilen penis deliğinin açıldığı yerin normal yerinde olmaması, testis büyüklükleri ve testislerin yerleri dikkatli bir şekilde incelenmelidir. Aynı zamanda sperm taşıyan kanalların varlığı, tıkanıklık olup olmama ihtimali yönünden incelenmelidir.

Kısırlık Tedavisi Ne Zaman Yapılır?

Evlenen çiftlerde bir yılın sonunda gebelik elde edilemediği durumlarda kısırlıktan bahsettiğimizi söylemiştik. Bazı durumlarda çiftlerin incelenmesi için bir yıl beklenmez bu durumlar ;

Erkekte iki taraflı inmemiş testis hikâyesi olduğunda

Kadın yaşının 35 yaşının üzerinde olduğunda

Çiftin çocuk sahibi olup olmayacağını merak ederek doktora başvurduğu durumlarda inceleme hemen yapılır.

Eski bilgilerimiz kısırlık problemi ile karşılasan çiftlerde erkek ve kadına bağlı nedenlerin genel olarak benzer oranlarda görüldüğü yönündeydi son yapılan çalışmalar infertilite yani kısırlık problemiyle doktora başvuran çiftlerde yarısından daha fazlasında az ya da çok erkeğe bağlı problemlerin olduğunu göstermektedir.

Erkek infertilitesi nedeniyle doktora başvuran çiftlerde kadın ve erkek mutlaka birlikte incelenmelidir. Sadece kadına yönelik incelemelerin yapılması ve erkeğin incelenmemesi malesef kısırlık incelemelerinde sık yapılan hatalardan biridir.

Erkek kısırlık açısından değerlendirilirken öncelikle detaylı bir şekilde geçmişi araştırılır ;

  • Ne kadar süredir çocuk sahibi olmak için korunmasız ve düzenli ilişkiye girdikleri.
  • Daha önce her hangi bir gebelik öyküsü olup olmadığı.
  • Çiftlerden herhangi birinin önceki evliliklerinde gebeliklerinin olup olmadığı.
  • Daha önce çocuk sahibi olmak için herhangi bir değerlendirme veya tedavi alıp almadıkları.
  • Düzenli bir cinsel birliktelik yaşayıp yaşamadıkları.
  • Erkekte ereksiyon yani sertleşme ile ilgili herhangi bir problem durumu.
  • İlişki sırasında kayganlaştırıcı gibi kozmetik malzemelerin kullanımı.
  • Çiftin ilişki sıklığı mutlaka sorgulanmalıdır.

Rosi Tekniği bebek sahibi olmak isteyen ailelere yeni bir umut veriyor.

Kısırlık Genetik Mi?

Kısırlık genetik mi sorusu genel olarak hastalarımız tarafından çok sık sorulmaktadır. Erkek kısırlığının incelenmesinde genetik testlerin yapıldığını biraz önce anlatmıştık.  Erkek kısırlıklarında yaklaşık %10’luk bir kısmının genetik nedenlere bağlı olarak karşımıza çıktığını günlük hayatta görmekteyiz. Bu nedenle tüm erkek infertilitelerinde genetik bir neden olmamakla beraber bir kısmında genetik nedenlerin olduğunu görmekteyiz. Bu hastalarımızın hormonal durumlarını değerlendirerek gerekli hastalarda tedavi planlanması ve bazı hastalarda bu genetik problemin bir sonraki nesle geçmesini önlemek için oluşan embriyoya genetik testler yapılmasını önermekteyiz.

Kısırlık Hangi Vitamin Eksikliğinde Görülür?

Kısırlık hangi vitamin eksikliğinde görülür sorusu da hastalarımız tarafından sıklıkla sorulmaktadır. Belli bir vitamin eksikliğinin kısırlığa tek başına neden olmadığını biliyoruz ancak kısırlık tedavisinde kullandığımız destek tedavilerin içerisinde çok sayıda vitaminin ve destek maddenin olduğunu söyleyebiliriz. Tek başına belli bir vitaminin kullanılmasıyla erkek infertilitesinin çözülebileceği çok doğru bir kanı değildir. Bu nedenle kullanabilecek vitamin bileşiklerinin güvenilir firmalara bağlı üretilen ilaçlar olması ve doktor kontrolünde kullanılması son derece önemlidir.

Kısırlık Hangi Testle Anlaşılır?

Erkeklerde yapılan ilk inceleme “Spermiyogram” incelemesidir. Doğru ve kurallara uygun şekilde yapılan spermiyogram erkeklerdeki infertilite tablosunu ortaya koyabilecek en kolay ve hızlı  incelemedir. Kısırlık kaç yaşında belli olur sorusunun yanıtı her zaman belli bir yaşı söylemekle verilemez. Genel olarak erkek kısırlığı erkek evlendikten ve çocuk sahibi olamadıktan sonra tanı konulan bir problemdir. Ancak düzenli doktor kontrollerinin yapıldığı çocuklarda ergenlik dönemine giriş yaşı ergenlikte vücut yapısında meydana gelen değişiklikler yakından takip edilerek daha erken dönemde de tanı konulabilir.

Erkeklerde Kısırlık Kaç Yaşında Başlar?

Erkeklerde sperm yapımı ergenlik dönemi dediğimiz yaşlardan itibaren başlar. Bu nedenle doğuştan olduğunu düşündüğümüz infertilite nedenlerinde bu yaşlarda sperm yapımının başlaması ile ilgili sıkıntı olacaktır.  Ancak yaşamı esnasında geçirdiği hastalıklar, gördüğü kemoterapiler, radyoterapiler, ilaç kullanımları, sigara kullanımları, varikosel gibi nedenler daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilir. Bu nedenle erkeklerde kısırlık problemi her yaşta başlayabilir.

Neler Kısırlık Yapar?

Neler kısırlık yapar sorusuna tek bir yanıt vermek oldukça zordur. Ama genel olarak kısırlığın bir doğuştan gelen hastalıklara bir de yaşam sırasında çevresel faktörlere bağlı olarak elde edilen nedenlerden ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Genetik durumlara tedavi anlamında herhangi bir şey yapılamasa da çevresel faktörlerin kontrol edilmesi olasıdır. Erkeklerde sigara ve alkol kullanılmaması, kilo alınmaması, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak durulması, radyasyona maruz kalınmaması, spor yapılması gibi çok basit önlemler bile erkeklerin üreme sağlığını iyi yönde etkileyecektir.

Erkeklerde kısırlık oranları maalesef modern yaşamla beraber her geçen yıl artmaktadır. Özellikle beslenme alışkanlıklarının değişmesi, yaşam tarzlarının olumsuz yönlere kayması, yüksek sigara kullanımları, çevresel toksik maddelere daha yüksek oranda maruz kalınması gibi birçok neden erkeklerde kısırlık oranlarını arttırmaktadır. Her ne kadar infertilite oranları artmakla beraber aynı şekilde gelişen tıp ve yardımcı üreme teknikleri ile beraber bu problemin olduğu insanlara her geçen yıl daha fazla çocuk sahibi olma olanağı verilmektedir.

Kısırlık Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Kısırlık tedavisi ne kadar sürer sorusu her hastada farklı bir yanıtı gerektirir. Sperm oluşum süresinin 70 gün civarında olduğunu düşündüğümüzde kısırlık tedavisinin çok kısa sürelerde bitmeyeceğini düşünmek gerekir.

Çiftlerde kısırlık tedavisi hem erkeğin hem kadının birlikte incelendikten sonra verilmesi gereken bir karardır. Mutlaka her çiftte erkeğin değerleri üroloji doktoru tarafından değerlendirilmeli ve tedavi gerekliliğine karar verilmelidir. Erkek infertilitesinde bazı hastalarda haftalar süren kısa sürelerde tedavi tamamlanırken bazı hastalarda ise bu tedavi süreci aylarla ifade edilmektedir.

Kısırlık tedavisi nedeniyle üroloji doktoruna başvuran hastalara tedavi başarısı ihtimaller ve tedavi süreleri hakkında bilgi verilmelidir. Bu tedavilerin hiç birinde sonuçta %100 bir başarı elde edilemeyeceği açıklanmalıdır. Bu tedavi şekillerinin birçoğunda başarısızlık ihtimalinin daha yüksek olduğu akıldan çıkarılmamalı ve tedavi,  sürdüren doktor ile beraber sabırlı bir şekilde tamamlanmalıdır. Erkek infertilitesinde hastaların en fazla ümitsizliğe kapıldığı konu azospermi tespit edilen hastalardır. Azospermi tespit ettiğimiz hastalarımızda işlem yardımcı üreme teknikleri ve mikroTESE ile sürmektedir.

Ankara İnfertilite Tedavisi

Makalenin genelinde anlattığımız sorunları siz de yaşıyorsanız ve tedavi olarak çocuk sahibi olmak istiyorsanız Ankara da bulunan kliniğim ile irtibata geçebilirsiniz. Kişiye özel değerlendirme ve kişiye özel tedavi planlarının şansınızı arttırdığını unutmayın.

Konuyla ilgili aklınıza takılan sorular ve yorumlar varsa bana alt kısımda bulunan yorumlar kısmından iletebilirsiniz.

Makale Güncellenme Tarihi : Temmuz 2020

1 Yorum

  • Nazan ARICAN on 

    Hocam merhaba eşime 3 kere sperm testi yapıldı üçünde de sperm bulunamadı sperm testinde sayı 0 çıkıyor onun dışındaki her şey normal( hacmi-miktar Viskozite ph gibi) hormon testi yapıldı hormonları normal. (fsh 4.53 testesteron 3.63 lh 2.83 prolaktin 10.97) Fiziki muayene de testis boyutları her şeyi normal ulturason çekildi (pelvik ve skoratoral ulturason,) varikosel ya da başka bi şey çıkmadı genetik sonuçları da normal temiz çıktı. Kanal tıkanıklığı olabilir mi bunun teşhisi nasıl konabilir. kanal tıkanıklıgını nasıl anlaşılır Ulturasonda çıkar mı Eşimde başka ne sebeplerden sperm çıkışı olmuyor Nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olur musunuz. Teşekkür ederm iyi çalışmalar.

Yorum Yazın