Azospermi ve Rosi Tekniği

14 Yorum

Azospermi erkek infertilitesinde son derece önemli bir problemdir. Daha önce konuştuğumuz gibi meni içerisinde sperm hücresi olmaması durumuna azospermi adını veriyoruz. Tüm infertil çiftlerin %10’unda karşımıza çıkan bu problem tedavi seçenekleri anlamında eskiye göre daha iyi durumdadır. Azospermiyi temelde iki gruba ayırarak inceliyoruz. Bunlardan ilki tıkanıklığa bağlı olan azospermi diğeri ise tıkanıklığın söz konusu olmadığı tipidir. Tedavi anlamında tıkanıklığa bağlı olan tipin başarı oranlarının daha yüksek olduğunu daha önce konuşmuştuk. Tıkanıklık olan hastalarda uygulanan testisten sperm alma yöntemleriyle büyük oranlarda sperm elde edilir ve tüp bebek süreci devam eder.

Uzun azospermi takiplerinde genellikle hastalar için yorucu süreçlerin bulunduğu bölüm ise tıkanıklığa bağlı olmayan azospermidir. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi tipinde de uygulanacak mikrotese işlemleri ile beraber sperm elde edilip sürecin gebelikle sonuçlanması en ideal sonuçtur. Mikrotese işlemi yapılıp sperm elde edilemeyen azospermik erkeklerde tedavi seçeneklerini daha önce konuşmuştuk. Bu süreçlerden sonra daha önce sperm elde edilemeyen bir grup hastadan sperm elde edilerek sürecin tüp bebek aşamasıyla devam etmesi mümkündür. Ancak biliyoruz ki mikrotese anlamında tekrarlayan işlemlerde başarı şansı azalarak devam etmektedir. Bu da demek oluyor ki sperm elde edilemeyen azospermi hastalarında yeni tedavi protokollerine ihtiyacımız vardır.

ROSİ Tekniği

ROSİ yeni bir tedavi yöntemi değildir. İlk çalışmaları 20 yıldan daha eski dönemlere dayanan bu yöntem temel olarak tek başına yumurtayı dölleme yeteneği olmayan round spermatidleri bazı özel laboratuvar yöntemleriyle aktive edilerek yumurtayla birleştirilip embriyo oluşturulmaya çalışması işlemidir. Sperm yapımı ortalama 70 gün civarında süren uzun ve karmaşık bir süreçtir. Spermatogonyum dediğimiz sperm kök hücreleri 46 kromozom ile bu gelişim sürecine başlar, öncelikli yine 46 kromozom olan spermatositler daha sonra da mayoz bölünme dediğimiz kromozom sayısını yarıya indiren bölünme sonrasında da spermatidler oluşur. Spermatidlerin ilk formu herhangi bir kuyruk yapısı olmayan yuvarlak spermtadilerdir ve bunlara round spermatid denilir. 23 kromozomlu oldukları için spermle aynı sayıda genetik madde yani kromozom taşımaktadır. Gelişimin ilerleyen aşamalarında bu hücre yavaş yavaş kuyruk çıkartmaya başlar ve adı elonge spermatid adını alır. a, b, c, d aşamalarını geçtikten sonra olgun sperm hücresi haline gelir.

Genç Hücreler Yumurtayı Dölleyebilir Mi?

Genç sperm hücrelerinin yani round spermatid ve elonge spermatidlerin herhangi bir müdahale olmadan yumurtayı döllemeleri mümkün değildir. Kimyasal yöntemler veya elektrik akımı kullanılarak yumurtayla birleşme işlemleri aktive edilerek yumurta döllenebilir. Teorik olarak haploid yani kromozom sayısı yarıya inmiş hücreler yumurta ile birleştiğinde normal kromozom sayısı elde edilebilir. Ancak genç sperm hücrelerinin tedavide kullanımı oldukça karmaşık bir laboratuar sürecidir ve kolay bir yöntem değildir. Uzun zamandır bu konuda yapılan çalışmalar son yıllarda bu yöntemin basamaklarının tekrar revize edilmesiyle beraber popülerize olmuştur. Evet, çeşitli laboratuvar yöntemleriyle beraber bu hücreler yumurtayı dölleyebilir ve embriyo elde edilebilir. Ancak gerek laboratuar süreçleri gerek sonrası çok dikkatle takip edilmeli ve oluşan embriyolar transfer öncesi laboratuar ve genetik olarak transfere uygunluğu tartışılmalıdır.

Rosi yöntemi ile azospermi tedavisi

Azospermi ve ROSİ Yöntemi

Uygulanan tedaviler ve mikrotese işlemlerine rağmen sperm hücresi elde edilemeyen azospermik hastalarda yeni tedavi arayışları arasında Rosi tekniği de yerini almıştır. Hastalar çok iyi analiz edilerek bu tedavi önerilmelidir. Tedavi konusunda hastalar bilinçlendirilmeli ve bilgilendirilmelidir. Normal sperm hücrelerinin kullanıldığı tüp bebek süreçlerine göre başarı şansının çok düşük olduğu bir gerçektir. Ancak doğru takip ve tedavi süreçleri sonrasında iyi embriyoların oluştuğu ve transfer aşamasına kadar geldiği günlük pratiğimizin artık sık gördüğümüz durumlarındandır.

Her transfer aşamasına gelen embriyonun gebelik anlamına gelmediği, gebelik ve sonrasında canlı doğum ihtimallerinin oldukça düşük olduğu da bir gerçektir. Ancak bu tedavi yönteminin diğer tedaviler uygulanıp sonuç elde edilemeyen hastalarda uygulanacağı düşünüldüğünde başarı şansı düşük bile olsa ROSİ azospermik erkeklerde son yıllarda bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tedavi hastalara tavsiye edilirken muhtemelen daha önce TESE geçiren bu kişilerin tekrar bir mikrotese işlemine ihtiyaç duyacakları tedavinin başında paylaşılmalıdır. Tekrarlayacak mikro tese işleminin riskleri hastayla paylaşılmalıdır.

Hastalar eşleriyle beraber değerlendirilmeli ve tüp bebek tedavisine uygun bir kadın partner durumu varsa tedavi başlanmalıdır. Erkek hastalar genetik, hormonal ve ürolojik muayene ile beraber tıpkı tüp bebek tedavisinin en başında olduğu gibi değerlendirilmeli ve tedaviye uygunlukları gözden geçirilmelidir. Uygulanabilecek ilaç tedavileri hastaya göre değerlendirilmeli, tedavilerin şekilleri ve süreleri ortaya konulmalıdır. İşlem öncesi ve tedavi süreci sonrasında çift ROSİ konusunda bilgilendirilip tedavi sürecine alınmalıdır. Çiftler açısından bakıldığında ROSİ tedavisi normal bir tüp bebek tedavi sürecinden farklı değildir. Tedavinin farklı olan kısmı işlem sırasında laboratuvar sürecinin normal tüp bebek sürecinden farklı olmasıdır. Yani bu tedavi süreci özel laboratuvar şartları gerektiren bir tedavi sürecidir.

Başarı şansı düşük olmakla birlikte uzun yıllardır üzerinde çalışılan ROSİ tedavisi daha önce mikrotese işlemleriyle olgun sperm hücresi elde edilemeyen azospermik erkeklerde bir tedavi süreci olarak karşımızdadır. Hastalar tek tek değerlendirilmeli, kadın doğum, üroloji, laboratuvar ve genetik bölümleri işbirliğiyle bu süreç devam ettirilmelidir.

Azospermi ve rosi yöntemi ile ilgili aklınıza takılan soruları altta bulunan yorumlar kısmından bana iletebilirsiniz. Azospermi ve rosi tekniği tedavisi için Ankara kliniğim ile irtibata geçebilirsiniz.

14 Yorum. Yeni Yorum

  • Ayla

    Merhaba. ROSI yöntemiyle sizin hastalarınız arasında canlı doğum oldu mu?

    Yanıtla
    • ROSİ yöntemi başarı şansı itibariyle normal tüp bebek tedavisine göre oldukça düşük oranlara sahiptir. Bu yöntem kullanılarak tedavi ettiğimiz hastalarımız içerisinde gebelikler ve canlı doğumlar oldu ama bu oranların normal tüp bebek tedavilerine göre daha düşük olduğunu söylemekte fayda var.

  • NURİYE

    Merhaba embriyolar oluştuktan sonra normal tüp bebeğe göre neden düşük nasıl bi fark var

    Yanıtla
    • Rosi tekniğinde başarı ihtimali normal sperm kullanılan tüp bebek tedavilerinden daha düşüktür. Bunun tam olarak nedeni kullanılan hücrelerin kalitesidir. Embriyoların transfer edilmeden önce genetik incelemesi yapılabilir.

  • Mine

    Merhaba hocam eşim azospermi hastası tedaviyle spermiogram testinde cok sayıda sa seviyesinde spermatid e rastlandı yazıyor tese ameliyatinda sperm çıkar mi

    Yanıtla
    • Spermiyogramda Sa seviyesinde spermatid olması bu incelemeyi yapan laboratuvarın yorumudur. O yuvarlak hücreler spermatid değil lökosit de olabilir. Sadece buna bakarak tese ameliyatında sperm çıkıp çıkmayacağını söylemek mümkün değildir. Diğer incelemelerle beraber muayene edilip buna karar vermek gerekir. Geçmiş olsun.

  • volkan ayan

    Merhaba hocam iyi günler, azfc delesyonu teşhisi ile mikro tese ameliyatı oldum. Maalesef canlı sperm elde edilemedi.Alınan parça patolojik anlamda incelendi ve johnsen skoru 2 sonucu tarafımıza bildirildi. Bu sonuca göre rosi tekniği uygulanabilir mi ?

    Yanıtla
    • Bu delesyon durumlarında sperm çıkma ihtimali mevcuttur. Siz bu durumda ilk tese işleminde sperm elde edilemeyen bir hasta olarak incelenmeli ve tedavi buna göre planlanmalıdır. Bu tedavinin sonrasında amaç olgun sperm hücresi elde etmek olmalıdır. Ama elde edilemezse evet ROSİ içinde değerlendirme yapılabilir.

  • Pelezinho

    Hocam ben 2 defa mikrotese oldum ilkinde hiç canlı sperm bulunamadı 2.sini spermatid hücre bulma ihtimaliyle oldum bulundu 2 defa 2şer tane oluşan embriyolar konuldu ikisi de başarısız oldu son iki embriyomuzda merkezde bizi bekliyor Eylül Ekim gibi koydurmayi dusunuyoruz iki başarısız işlemden sonra 3.yü deneyelim mi yoksa imhami ettirelim yani maddi olarakta hem kira parası hem tüp bebek parası bizi çok zorlayacak şansımız yüzde 8 ila 10 arasiymis ama benim tutacağına dair hiç hevesim yok saygilar

    Yanıtla
    • Embriyo kalitesi iyi ise bunlarında kullanılması düşünülebilir. Ancak başarı şansının düşük olduğu konusunda haklısınız. Hem bunların kullanımı hem de bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleneceğine dair eski ve yeni tüm testlerinizle beraber üroloji kontrolü öneririm.

  • Tuğçe

    Merhaba hocam. Eşim azospermi. Bir kere mikroTESE oldu. Olumsuz yanıt aldık. Patoloji sonucunda ise sertoli cell only yazıyor. Rosi yöntemi bizim için de olur mu?

    Yanıtla
    • Genç sperm hücrelerinin kullanıldığı ROSİ tedavisi sizin durumunuzda da düşünülebilir. Öncelikle tekrar bir mikrotese gerekeceği için bir ön tedavi gerekip gerekmediği bir üroloji doktoru tarafından değerlendirilmelidir. Sonrasında hazırlık tedavisi yapılıp nasıl bir yol izleneceğine karar verilir. Size uygun bir zamanda randevu alarak gelebilirsiniz. Geçmiş olsun.

  • Nurullah

    Hocam merhabalar yapılan detaylı sperm tahlilinde sd3 gözlendi. İlaçlar ile olgun sperm olabilir mi ? Ya da microtesede alınan sd3 Ler döllenme için yeterli olur mu ?

    Yanıtla
  • Ahmet

    Merhaba hocam. Mikro tese sonucu maalesef sonuc negatif cıktı. Patoloji sonucunda “seminifer tübüllerde çogunlukla spermatogenia ve spermatid izlenmektedir. Az sayida spermatozoa benzeri hücre görüldü.” Yazıyor. Genetik testlerim temiz. Rosi yöntemi
    Son çare mi

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu alanı doldurun
Bu alanı doldurun
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.

Önceki yazı
İdrarda Kan Görülmesi
Sonraki yazı
Testis Tümörü ve İnfertilite